Röportajlar

Mağazan Dolabın Dolabın Mağazan Olsun Çünkü Markalar Dolap Beklemez!

ipekile
Tarafından Yazılmıştır ipekile

Onu 1995 yılında Türkiye güzeli olduktan sonra hani derler ya çizgisini duruşunu bozmadan yaşayan, girişimcilik ruhu ve sosyal misyonu yüksek bir güzel olarak tanıdık.  Şimdiki günlerde  “Mağazan dolabın dolabın mağazan olsun mottosuyla ikinci el sektörüne yeni bir açılım getirdi. Hathi Jewelry’ nin yaratıcısı Sinem Güven ile  Dreamstalk sosyal girişiminin kurucusu Semih Yalman ile Türkiye’nin ilk ikinci el moda A+ marka girişimlerini konuştuk.

IMG_7170

 

‘Markalar Dolap Beklemez’ adını verdiğiniz marka ile ikinci el sektörüne girdiniz. Nasıl doğdu bu iş fikri?

Sinem: Markalar Dolap Beklemez’ in  manifestosunda da yazdığımız gibi gerçekten Semih ile bir birimizin dolaplarına baktığımızda şok olduk. Ne çok hayatları, mışları, aldım koydum ları, gelen hediyeleri park etmişiz hatta hapis etmişiz dolaplarımızda. Sıkış, tıkış hal çok rahatsız etti. Ayna olduk adeta bir birimize. Akış lazım dedik. Hafiflemeye ihtiyaç var dedik. Rotasyonu ve bizim iyi duygu ve temennilerimizi başkalarına geçirelim dedik. Ayrıca bu yurt dışında yıllardır olan bir şey. Medeniyetin bir parçası, gereği paylaşım ve arınma.

“Mağazada asılı Manifestomuz: 

Bizim Hikayemiz

Önce aşık olduk. 

Sonra birbirimize dolaplarımızı gösterdik. Hayret ettik. Ne çok dolap beklettiğimiz hayat varmış. Sıkışık, ağır, tıkışık… sanki bir film seti ya da defile soyunma odası. Büyülen, küçülen, hediye gelen, özenilen, uymayan, aynısından olan, öylesine alınan… Yeni dolaplar alınmış, yeni evlere taşınılmış sığsınlar belki bir gün yaşanırlar ya da sahip olma arzumuzu beslesinler diye.

Bize özgün olacak hayata dönüşelim diye düşündük. Ferah, zevkli ve içinde akış olan. Paylaşalım, paylaşırken hayat verelim dedik. Dolaplarımızın kapılarını açtık. 

Elbette yaşadığımız sürece hep değişip dönüşeceğiz ancak değişimin maliyeti bizi, çevremizi mahrum ve mahkum etmemeli. Değişirken olması gereken heyecan, yalınlık ve akış hayallere de destek olmalı diye düşündük.. 

Bizim hikayemiz belki senin de hikayen olur diye bir temennide bulunduk. 

Ne hayatlar ne de markalar dolap beklemesin diyerek

Markalar dolap beklemez i kurduk. Dahil ol. Değişirken arın, paylaşırken kazan, alırken yardım et…

Dolabın mağazan, mağazan dolabın olsun..

Markalar Dolap Beklemez

Sinem ve Semih”

Sinem:Biz trend olsun ya da bu moda diye bu işe girmedik. Semih zaten uzun yıllar yurt dışında bu kültürün içinde büyümüş, yaşamış, çalışmış. Ben de hep sadeliği ve akışı hayatımın bir parçası yapmaya özen gösteren bir insan olarak sadece vermek yerine değerlendirmeyi ilke edindik.

Semih:Ayrıca sosyal bir misyonumuz var. Bugüne kadar yaptığımız gibi bu eşyaları öylesine etrafa dağıtmak bugün yarattığımız değerden daha az bir etki, katma değer ve fayda oluşturuyor. Bizim gelirimizin %5 ini Dreamstalk ile gençlerin hayallerine köprü olmaya kullanmak bizce daha sağlıklı ve ileride fayda yaratacak bir sosyal yardım. Akımlar başlar ve biter. Mühim olan sürdürebilir değer yaratmak diye düşünüyoruz Sinem ile.  

Bu işi internetten de yapan birçok kişi var. Mağaza açmayı neden tercih ettiniz, sizce riskli değil mi?

Sinem: İnsanın dokunmaya, koklamaya ihtiyacı var. Gerçekte dokunarak titreşimleri hissediyoruz hatta duyuyoruz. Ancak burada atmosfer çok önemli. Bu yüzden bu işin sırrı dolabın kişi ile 5 duyu ortamında buluşmasında gizli. Ayrıca biz online da olmayacağız demedik. Öncelikle etkileşim ve güven önemli.

Semih: Olay deneyim ve duygu bazlı etkileşimde gizli. Başarı online ya da offline da değil bu işi alışveriş kültürünün bir parçası haline getirip bireyin de hayatının içine sokmak ile mümkün. Hedef markayı farklı ve sürprizler ile dolu alanlarda taraftarını arttıracak bir konuma getirmek. Burada çok fazla ipucu vermek istemiyoruz hem diğer röportajlara da malzeme kalsın. Ancak şunu söyleyelim Markalar Dolap Beklemez sadece bir mağaza ya da mağazalar zinciri değil. Bir online ikinci el satış işi de değil. İçinde sosyal girişimi olan ve bir davranış biçimini, ekolü oluşturacak farklı temas noktaları olacak bir birey ve toplumsal dönüşüm modeli. 

İlgi nasıl? İnsanlar ikinci el kıyafet alma fikrine nasıl bakıyor?

Sinem: Çok pozitif. Elbette bu bir kültürel değişim. Alışkanlıklardan ve önyargılardan kurtulmak kolay değil. İkinci ele insanlar tepkili olabiliyor.  Mesela ikinci el dendiğinde insanlar bir duruyor. Fakat içerideki ürünleri, temizliğini, hatta hiç kullanılmayan ürünleri, vintage olanları adeta bir sıcak dolap ortamında gördüklerinde bu yargı yerini alkışa bırakıyor. Geçen gün bir hanımefendi “şu kazağı alayımda sizin iyi enerjileriniz bana geçsin” dedi mesela. Özellikle gece kıyafeti, gözlük, kemer, flar, ayakkabı tarzı ürünlerde daha rahatlar müşterilerimiz. Ancak diğer ürünlere de bu davranış değişimi kendini geçirecek gibi gözüküyor. 

Semih: Otomobil sektöründe olduğu gibi modada da bu nüans oturacak. İkinci eli kuvvetli marka olmak üreticileri ve temsilcilerini de güçlendirecek. Elbette biraz zaman alacak ancak ikinci el marka bilinci oturduğu an itibarı ile burada sektöre daha sağlıklı bir denge gelecek. Bu iş için arz ve talebi buluşturan, sahteyi, yıpranmışı ayıklayarak güven kazanan platformlar da tercih sebebi olacak.

Kendi kıyafetlerini satmak isteyenler sizinle nasıl iletişime geçiyor? Fiyatlandırmalara nasıl karar veriyorsunuz?

Sinem: Biraz teknik olacak ama  sistem şöyle işliyor. facebook markalardolapbeklemez sayfasına , instagram hesabımıza ürünlerinizin resmi yollanır. Markalardolapbeklemez ekibi size uygun ürünleriniz ile ilgili geri döner. Markalar dolap beklemez ürünün fiyatını tayin eder ve ürünü mağazaya getirmenizi ister. Ürün kondisyonuna göre konsinye olarak alınır. Satış sonrası satış fiyatının %50 si sizin hesabınıza yatar. Eğer ürün 1 ay satılmaz ise tarafınıza iade edilir. Abartısız ve dozunda herkesin lüks bütçelerini yormadan gardıroplarını, evlerini istedikleri gibi gönül rahatlığıyla birbirinin kopyası olmadan kurgulayabilecekleri bir imkan yaratıyor markalar dolap beklemez. Çok önemli başka bir husus müşterimiz olmak kaidesiyle konsinye ürün alıyoruz ve sergiliyoruz. Şimdiden bir çok müşterimizin ürünleri raflarda yerini aldı. Burada önemli olan ihtimam ile kullanılmış, kaliteli ve temiz ürünü sisteme sokabilmek. Ancak ürün girişi için kişi arkadaşımız da olsa önce müşterimiz olması gerek.

Vintage akım dünyada çok yaygın, siz bu konuda neler düşünüyordunuz?

Semih:Vintage bir akım değil. Vintage dünyada var olan bir konsept. Hatta iş alanı. Koleksiyonerleri, müzayedeleri, defileleri, mağazaları, müzeleri ile bir sistem. Her ürün aslında bir tasarım. Bu tasarımların bazıları farklı dönemlere damgasını vuruyor ve hatta sembolü haline geliyor. Sanat ve fikirleri hatta o dönemin davranış modellerini, duygularını temsil ediyor.

Sinem:Bir ürünün vintage olarak değerlendirebilinmesi için sadece üzerinde ki yıl yetmiyor. Bizim ürünlerimiz arasında mesela bir kaç vintage parça var. Ancak vintage olmaya aday daha çok ürün var.

İkinci kıyafet alışverişinin cazip tarafı tam olarak ne?

Sinem:Paylaşım ve tüm zamanların en beğenilen modellerine çok hesaplı ulaşırken bir çok kombinasyona imkan veriyor olması. Modayı en iyilerden kendin yaratırken hem cebinize hem de ekonomiye fayda sağlıyorsunuz. Dahil ediyorsunuz; her müşteri bir tedarikçi haline geliyor.

Semih:Dünyanın en büyük sorunu atık. Bir çift ayakkabıyı üretmek için 8000 litre suya ihtiyaç var. Doğal kaynakların bu hızla tüketirsek, ileri dönüşüme kulak vermezsek kendimize yeni bir gezegen bulmamız gerekecek. Ayrıca Sinem ile önemli olan özde kim olduğunuz ve toplumda rol yapmak için kıyafet barındırmamanız diye düşünüyoruz. O an ki duygunuz ve yaşam gereğiniz elbette önemli ancak ruhunuzu yansıtmayacak, özünüzden uzaklaştıracak giysi ve aksesuarlardan uzaklaşmak gerek diye düşünüyoruz. Ayrıca bir şeyden onlarca olması ve fonksiyonellikten uzak komplike ürünlerde dolabın dışına çıktı. Hayat basit, hafif, keyifli ve akış içinde olmalı. Boşuna alınanlar ile zorlaştırmanın bir gereği yok.

Marka bir vaat. Duygusal ve fonksiyonel faydalar içeren ve genel için tasarlanmış bir hikayenin size sunumu. İnsanlar markaları sadece kaliteli mal anlamında almıyor gerçekte bir yaşam tarzı modelini bize sunan hikayesi için satın alıyor. Ancak burada ödenen bedeli sorgulamak gerekiyor.

Sinem: Biz Markalar Dolap Beklemez de markaların tüm zamanlardaki aktarmaya çalıştıkları farklı hikayelerin farklı kombinasyonlarını sunarken kendi dolabınız için kendi hikayenizi yaşamaya destek olacak parçaları bulmanıza yardımcı oluyoruz. 

Semih:Ayrıca markalara ödenen marjlara artık çok yazık. Dünya daha farklı bir döneme girdi. Lüks marjlarda değil görgüde gizli. Marka size hizmet etmeli siz markaya değil. 

Semih Yalman ile birlikte iş yapıyorsunuz. Hem özel hayatta hem de iş hayatında beraber olmak nasıl bir duygu?

Sinem: Biz birbirimiz tamamlıyoruz. Ben işlerin tasarım, operasyonel ve tedarik tarafına bakarken Semih mesleği gereği dünyada bir çok markaya hayat veren kimliği ile algı stratejisi, marka iletişimi ve yayılım stratejisini çiziyor. Ancak buluştuğumuz çok önemli paydalar gusto, görgü, perfeksiyon ve üretim aşkı.

Semih:Hayat inişleri çıkışları olan ruha ve insan olarak bu dünyada bedenlenmiş bizlere bir okul. Ünvanlar bir şey ifade etmiyor. Mühim olan yarattığın değer, duyduğun duygular ve özünde ve özün ile yaşattığın sevgi.

Sinem:Her deneyim bambaşka kapılar açıyor ve içeriksel zenginlikler kazandırıyor. Mühim olan farkındalığımızı ve yolculuğumuzu üreterek ve değer katarak sürdürmemiz. Semih hep sana bahşedilen nefesinin hakkını vermek lazım der. Layık olabilmek önemli bize bahşedilenlere diyoruz biz.

Semih:Biz çalışıyor gibi hissetmiyoruz.. Biz paylaşıyoruz hayatı bir çok alanda. Birlikte sadece Markalar Dolap Beklemez i değil bir çok oluşumu kurguluyoruz. Sinem benimle dere, tepe demeden Dreamstalk lara geliyor ve çocukları kucaklıyor, onların aileleri ile konuşuyor, yardım eli uzatıyor. Kitaplarıma ilham kaynağı ve/veya kritik oluyor.

Sinem:Biz çok şanslıyız ki birlikteliğimizi kutladığımız, faydaya çevirdiğimiz bir çok alan var. Hal buyken birlikte çalışmak ayrı bir kurgu değil, hayatımızın özgün ve doğal olan bir parçası.

Mağazalar dolap beklemez dışında Hathi adlı mücevher markanız da var. Hathi nasıl gidiyor?

Sinem:Hathi çok büyük keyif alarak ürettiğim bir alan. Enerjileri temizlenmiş değerli taşlardan oluşan koleksiyonları her sene yeniliyorum. Kermeslerde daha geniş koleksiyon sunuyorum. Ancak Markalar Dolap Beklemez de de seçme parçaları sergiliyorum. Hathi de tasarım estetiğin hayal gücü, görgü, deneyim ve sanat ile birleşimi.

Hathi tasarımlarını yaratırken nelere dikkat ediyorsunuz, özellikleri neler?

Sinem: Fonksiyonel olması. Çok farklı kıyafetler ile uyum içinde olabilmesi. Farklı zaman dilimlerinde ve aktivitelerde takılıyor olması. Sabah taktığınız bir tasarımı akşam takıyor olabilmeniz. Şort ile kullandığınız tasarımı bir elbise ile uyumlayabilmeniz. Ayrıca değerli taşların en sade veya abiye kıyafetin uyum içinde olabilmesi için oturduğu tasarımların, motiflerin otantik olması önemli. Burada fonksiyon kadar duygusal beğeni yaratacak sıcaklıkta kurgulanması kilit.

Ayrıca insan bir enerji bütünü. Birer manyetik alanı olan bizler diğer manyetik alanlardan etkileniyor, etkileşim içine giriyor ve farklı dalga boylarında titreşiyoruz. Doğru taşların zamanlı enerjileri bizim manyetik alanlarımız dengeliyor.

2017 yılı için mesajınız var mı?

Sinem & Semih: Markalar Dolap Beklemez, Hathi ve Dreamstalk yoluna devam ediyor olacak. Sevginin, merhametin, paylaşımın, bütünlüğün sağlık, bereket ile birleşerek barışı hakim kıldığı, daha çok hayalin kurulduğu, herkesin kendi hayat amacı doğrultusunda mutlu olacağı bir yıl geçirmemizi temenni ediyoruz. 

 

 

Yazar Hakkında

ipekile

ipekile

Sosyal yönü kuvvetli, iletişimde olmaya bayılan, teknoloji meraklısı, bildiğini paylaşmak için dünyaya gelmiş, kocasına aşık, Emir ve Almir’ine düşkün, ailesine bağlı, arkadaşlarını seven, okul öncesi öğretmeni bir anneyim.

Yorum Yap

error: İpek İle\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\'de Sağ Tuş Yasak :)